FECR-İ ÂTÎ EDEBİYATI (1909 – 1912)



hece ölçüsü, fecri ati edebiyatı, fecri ati ne demek, fecri atinin anlamı, türk edebiyatının dönemleri, kitap, manifesto yayınlamak, aruz ölçüsü, göz için kafiye, fecri ati sanatçıları, 11. sınıf Türk edebiyatı
FECR-İ ÂTÎ EDEBİYATI (1909 – 1912)


1909 yılında Hilâl gazetesinin matbaasında toplanan bir grup genç şair ve yazar yeni bir edebiyat topluluğu kurarlar ve bu topluluğun adını Fecr-i Âtî (Geleceğin Şafağı) olarak belirlerler. Topluluk üyeleri kuruluşlarını, 12 Mart 1909 tarihli Servet-i Fünûn dergisinde yayımladıkları bir bildiri ile kamuoyuna duyururlar.

Fecr-i Âtî topluluğu edebiyatımızda, bir bildiri (beyanname, manifesto) yayımlayan ilk topluluktur. (Daha sonraki dönemlerde Yedi Meşaleciler ve Garipçiler de bildiri yayımladılar.)

Fecr-i Âtîciler, edebiyatta birtakım yenilikler yapmak, Batı edebiyatıyla daha güçlü ilişkiler kurmak, halkın sanatla olan ilişkisini geliştirmek için halka konferanslar vermek istemişler; ancak kısa sürede dağılan etkisiz bir topluluk olmaktan kurtulamamışlardır.

Fecr-i Âtîciler, Servet-i Fünûn edebiyatının bir çeşit devamı olmuşlardır. “Sanat, şahsî ve muhteremdir.” görüşünü benimsemişlerdir. Şiirde sembolizm, parnasizm ve empresyonizm (izlenimcilik); hikâye ve romanda ise realizm ile natüralizm akımlarından etkilenmişlerdir. Aruz ölçüsüyle “aşk” ve “doğa” konulu şiirler yazmışlardır. Şiirde serbest müstezatı kullanmışlardır. Fransız sembolizmiyle daha sıkı bağlar kurmuşlardır. Faik Ali, topluluğun isim babasıdır.

Fecr-i Âtî beyannamesinin altına imza koyan şair ve yazarlar şunlardır: Ahmet Haşim, Refik Halit (Karay), Yakup Kadri (Karaosmanoğlu), Mehmet Fuat Köprülü, Faik Ali, Hamdullah Suphi (Tanrıöver), Ali Canip (Yöntem), Tahsin Nahit, Şahabeddin Süleyman, Cemil Süleyman, Emin Bülend, Emin Lami, Celâl Sahir, Fazıl Ahmet, Ahmet Samim, İzzet Melik, Mehmet Behçet, Mehmet Rüştü, Müfit Ratip, Ali Süha ve Abdülhak Hayri’dir. Fecr-i Âtî topluluğu sanatçıları 1912 sonlarında dağıldılar. Bu sanatçılardan birçoğu daha sonra Millî Edebiyat hareketi içinde yer aldılar. Topluluk giderek sadece Ahmet Haşim’le anılır oldu.

0 yorum:

Yorum Gönder